Bilindiği üzere, Turizm sektörü geleneksel tarımsal üretimin gerilediği çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi ülkemizde de en önemli endüstri konumundadır.  Turizm sektörü, dünyadaki genel ekonomik durgunluğa ve ülkemizde meydana gelen son Terörizm ve Rusya engellerine rağmen büyüyen ve istihdam alanı sürekli olarak artan bir sektör konumundadır.

 

Turizm sektöründeki bu gelişme özellikle bölgesel olarak istihdam olanaklarının artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla bir ülkede turizm sektörünün gelişmesi, söz konusu ülke insanlarının bu sektörde istihdam edilmelerine imkân verebilmektedir.

 

İç ve dış etkenlerden kolayca etkilenen ‘hassas’ bir sektör olmasına rağmen turizm Türkiye de yıllar geçtikçe büyüyen bir iş koludur.  Buna bağlı olarak sektörde istihdam  edilen personel sayısı da her yıl artmaktadır.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Denetim Raporları ve T.C. Sosyal Sigortalar Kurumu verilerine göre 2014’te turizm sektöründe istihdam edilen kişi sayısı 2013’e göre yüzde 13,3 artarak 890 bin kişiye ulaşmıştır. Bu bağlamda, Turizmin ülke istihdamındaki payı ise yüzde 6,2’den yüzde 6,7’ye çıkmıştır.

 

2015 Yılı için henüz veriler yayınlanmamış olmasına ve yine bu yılda bir çok olumsuzlukların yaşanmış olmasına karşın, 2015 yılının da diğer istihdam alanlarından daha iyi olduğunu söylememiz yanlış olmayacaktır.

 

2015 Yılının son dönemlerinde meydana gelen olaylar nedeniyle 2016 Yılının zorlu bir yıl olacağını söyleyebiliriz. Bunun en önemli nedenlerinden birisi Rusya’ da ki Ekonomik Kriz ve Türkiye ile ilgili olarak koymuş olduğu Ambargodur. Diğer taraftan yine ülkemizde meydana gelen ve arka arkaya patlayan olaylar yabancıların Türkiye’ye bakışını maalesef yerli Turizmcilerin sayısını da olumsuz etkilemektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği alanında verilecek olan hizmetlerde Risk Değerlemesinin yapılması zorunluluk ve mücadele için en çok önemli ve şarttır. İş Kazaları ve Güvensiz Hareketlerle etkin mücadele sağlanabilmesi için, diğer sektörlerde olduğu gibi, Turizm Sektöründe de, Çalışanların mesleği ve yaptığı iş önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda, DETAM Bünyesinde hizmet veren Uzmanlarımız, Firmamız tarafından yürütülmekte olan Saygın, Ulusal ve Uluslararası Turizm Konaklama Tesislerinde çalışanların hangi bölümlerde çalıştıklarını önemle takip etmektedirler.

 

Bu bağlamda, elimizde olan sağlam istatistiki verilerden, Son bir yılda, en fazla sigortalının yiyecek ve içecek hizmetlerinde istihdam edildiğini söyleyebiliriz. Örneğin, 2013 Yılında tutulmuş kayıtlarımızdan, bu bölümlerde 394 bin çalışırken bu sayının 2014 Yılında 457 bine çıkmış olduğunu görmekteyiz.  Bunu yine 2013 Yılında, 222 bin, 2014 Yılında 257 Bin olan konaklama sektörü takip etmektedir.

 

Diğer yandan;  Turizm işletmelerinde meydana gelen artış ile birlikte, istihdam ve rekabette meydana gelen artış ile çalışanların, bu sektörde çeşitli risk faktörleri ile karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Bu sebeplerden dolayı turizm sektörü iş kazası ve meslek hastalıkları açısından üzerine Eğil inmesi gereken bir sektör olmaktadır.

 

Turizm sektörünün daha çok sezonluk dönemler ve yaz ayları gibi mevsimsel olarak iş yükünün arttığı dönemlerde ya da vardiyalı çalışma sisteminin bulunduğu saatlerde çalışılması, sigortasız ve güvencesiz çalıştırılması, stajyer öğrencilerin yoğun olarak amaç dışı çalıştırılmaları, birbirinden oldukça farklı işlerin yapılmasının getirdiği iş çeşitliliğini doğurmaktadır.

 

Bu nedenledir ki,  turizm sektörü iş kazası ve meslek hastalıkları açısından dikkate alınması gereken bir sektördür. Her ne kadar hizmet sektöründe yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıkları sanayi sektöründen az olsa da turizm sektörü bu konuda özel bir alandır.

 

Turizm Sektöründeki Riskleri, Çalışma koşullarından Kaynaklanan Riskler ve İşyerinde yürütülen faaliyetler açısından karşılaşılan  Riskler  olmak üzere iki ana başlık altında toplayabilmekteyiz.

 

Belirtmiş olduğumuz bu Riskleri biraz açacak olursak; Örneğin, Çalışma Koşullarından Kaynaklanın Riskleri Yönetimsel uygulamalara bağlı nedenler olarak nitelendirebiliriz.

 

Bizler uygulamacılar olarak; İşlet mesel Riskleri Çalışma Koşullarından Kaynaklanan Riskler ve İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarından kaynaklanan Riskler başlığı altında toplamaktayız. Çalışma Koşullarından Kaynaklanan Risklerin içerisinde Yönetimsel nedenlerden kaynaklanan Risklerde vardır. Bu Riskleri aşağıda ki başlıklar altında toplamamız mümkündür.

  • Çalışma sürelerinin uzunluğu
  • Ara dinlenmelerinin ihlali
  • Hafta tatili izni ihlali
  • Ücret ödenmeden Ulusal Bayram ve genel tatil çalışması yaptırılması
  • İzinsiz yabancı uyruklu işçi çalıştırılması
  • Kayıt dışılık olarak görülmekte iken;

 

Dünyanın en geniş yerleşkesinde,  yine en fazla çalışan sayısı ile hizmet üreten, çok uluslu Petrol Şirketi olan  BP,( British Petroleum) binlerce dolar harcayarak yaptırmış olduğu ve  “ BP ‘ in 10 TEMEL İLKESİ “ olarak bilinen,   Bilimsel Araştırmalar Raporunda;  kazaların % 98 oranında önlenebileceği belirlenmiştir. Geriye kalan % 2 ise, Olağan üste (Doğal afet) nedenlerdir.

 

Meydana Gelen İş Kazaların nedeni ise, 2 Ana Grup altında toplanmıştır.

BUNLAR; Güvensiz İş Koşulları ve Güvensiz Davranışlardır.

 

  1. Güvensiz iş koşulları: İş kazasını arttırıcı fiziksel çevre faktörleri ( İş yeri düzeni, araç ve teçhizatın yanlış kullanımı, aydınlatma ve havalandırma vb.) Bunun oranı % 10 dur.
  2. Güvensiz davranışlar: Çalışan bireylerin, özellikle deneyimsiz personellerin herhangi bir kaza olasılığını arttırıcı bilinçli ve bilinçsiz davranışları fiziksel ve psikolojik özellikleridir. Bununla birlikte, çalışanların özellikleri ( yaş, eğitim vb.) psikolojik özellikleri (tedirginlik endişe vb.) çevre faktörleri, davranışlar üzerindeki olumsuz etkiler kaza risklerini arttırabilmektedir. Bunun oranı ise % 88 dir.

 

Yukarıda ki açıklamalar ışığında, Turizm Sektöründe İş Kazalarını aşağıda ki Başlıkları altında toplayabiliriz.

 

  • Elektrik çarpmaları ve yanık; Yanma ve şoklara yol açabilir. Mutfak gibi çalışma alanlarında elektrik kablolarının ortadan geçmesi, tesis atların standartlara uygun olmaması, emniyetsiz prizlere fiş takılması, bilinçsizce tesisatla oynanması ve ıslak elle dokunulması gibi nedenler elektrik çarpmalarına yol açmaktadır. Isı, ışın, elektrik veya kimyasal maddelere maruz kalma sonucunda deri ve derialtı dokularda meydana gelen yaralanmaların tümü Yanık olarak adlandırılmaktadır.
  • Düşmeler: Turizm sektöründe faaliyetlerde bulunan otel, restoran ve lokanta işletmelerinde yoğun olarak karşımıza çıkan düşmeler sonucunda ciddi yaralanmalar, hatta ölümlerin meydana geldiği görülmektedir. Özellikle temizlik yapılırken koruyucu tedbirler alınmadan bırakılan kaygan zemin, yağ ve yemek dökülmeleri ve hemen temizlenmemesinden kaynaklanmaktadır. Çalışma alanın yeterince aydınlatılmaması, merdiven yerine yanlış malzeme kullanımı, zemin yapısına uygun ayakkabı kullanılmaması diğer nedenler olarak sıralayabiliriz.
  • Zehirlenmeler: Çeşitli kimyasal maddeler, özellikle temizlik personellerinin önlemler almadan kimyasal maddelere maruz kalmaları ciltte ve akciğerde çeşitli zararlara yol açabilir. Dikkatsizce kullanılması sonucunda zehirlenmelere maruz kalınabilir.
  • Kesikler: Otel ve restoran işletmelerinin mutfaklarında araç ve gereçlerin uygun şekilde kullanılmaması ve yerleştirilmemesi kesiklere sebep olabilmektedir. Bununla birlikte kesici ve delici aletlerin dikkatsizce kullanılması, dalgınlık sonucunda ortaya çıkan kesilmeler ile birlikte kan kaybı ve kanamalara neden olmaktadır. Bulaşık yıkamalarında meydana gelen kesilmelerde örnek olarak verilebilir. Koruyucu eldiven ve gerekli teçhizatın kullanılması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, yine DETAM Grup Bünyesinde olan Turizm Sektörlerine vermiş olduğumuz İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri ile ilgili çalışmalarımızda en fazla karşılaşmış olduğumuz Meslek Hastalıklarını ise şu başlıklar altında toplamaktayız

 

  • Kas Ve İskelet Sistemi Hastalıkları: Sektöre en çok görülen meslek

Hastalıkları kas ve iskelet sistemi ile ilgili hastalıklardır. Bel kaymaları, sırt kaslarının zedelenmesi, bileklerin burkulması ve boyun tutulması kapı görevlileri ve bavul taşıyan çalışanların başına sıkça gelir. Kas iskelet yaralanmaları çoğu zaman kayma ve düşme sonucunda ya da ağır kaldırmaktan kaynaklanır. Özellikle sezon yoğunluğunun fazla olduğu dönemlerde otellere yoğun olarak grupların gelmesi ve pek çok sayıda ağır bavulun hızlıca içeriye taşınacak olması, bu sıkıntılarla karşılaşılma riskini arttırmaktadır.

 

  • Psikolojik Baskılardan Kaynaklanan Hastalıklar: Genellikle oteller ve

Lokantalarda yapılan işlerde, müşterilere doğrudan hizmet edildiği için özellikle işlerin yoğun olduğu saatlerde, yoğun stres yaşanmaktadır. Çoğu zaman müşterilerin sabırsızlanması, yeterli sayıda personelin olmaması ve işletme konusunda yaşanan sıkıntıların müşteri tarafından kendilerine hizmet eden personele yansıtılması işi çekilmez hale getirmektedir. Yoğun iş temposunda amirlerinden kaynaklanan baskılar, yoğun çalışma saatleri çalışanda psikolojik rahatsızlıklara yol açabilmektedir.

 

  • Çalışma Koşullarının Uygunsuzluğu: Mutfaklarda ve çamaşırhanelerde

Çalışma ortamı, yüksek ısı, nem ve kötü aydınlatmadan dolayı çoğu zaman kişiler üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır.

 

Bu nedenle, sektörde çalışma şartları ve işgücünün yapısı dikkate alındığında özellikle psikososyal ve ergonomik risklerin yüksekliği göze çarpmaktadır.

 

Bütün bu tespitlerden sonra, yıllarını İş Sağlığı ve Güvenliği alanına vermiş bir kişi olarak Sektör sahiplerine, İSG Uzmanlarına, Profesyonel Yöneticilerine Çözüm Yolları ve Alınabilecek Önlemleri basitçe şu başlıklar altında toplayabiliriz.

 

  1. Tüm personel işe alınmadan önce sağlık kontrolünden geçirilmeli ve kontroller belirli periyotlarla yapılmalıdır.
  2. Sigortasız ve güvencesiz çalışma önlenmelidir.
  3. Kan testleri, portör muayeneleri belli dönemler de alınmalıdır.
  4. Personel için uygun yemek yeme ve dinlenme alanları belirlenmelidir.
  5. Lojmanlar temiz ve sağlıklı koşullarda olmalıdır.
  6. Personele ait soyunma odaların tuvalet ve duş imkânları sağlanmalı ve el yıkama vb. Genel temizlik kontrolleri yapılmalıdır.
  7. Personel üniformaları yedek bulundurulacak şekilde temiz olmalıdır.
  8. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından personele gerekli eğitimler verilmelidir.
  9. Özellikle ramak kala kaza sistemini üzerine eğinilerek, oluşabilecek kazaların önüne geçilmeli.
  10. İlk yardım konularında personeller bilgilendirilmeli.
  11. Yoğun çalışma koşulları yerine uygun vardiya sistemi ile personel çalıştırılmalı.
  12. Yangın ve Acil durumlarla ilgili Ekipler oluşturulmalı ve Tatbikatlar yapılmalı,
  13. Çeşitli iş kazalarını önleyici tedbirler alınmalı
  14. Çalışanlara Kişisel Koruyucu Malzemeler verilmeli ve doğru kullanımı öğretilmelidir.
  15. Kişisel koruyucu donanımın kullanımdan sonra muhafaza yerine uygun şekilde geri koymaları sağlanmalıdır.
  16. Bu risklerin ve yol açtığı kayıpların önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin geliştirilmesi için öncelikle şirket politikası içinde iş sağlığı ve güvenliği konusuna yer verilmelidir.
  17. Risk değerlendirmesi yapılarak şirkete özgü riskler tanımlanmalı, alınabilecek önlemler belirlenerek uygulanmalı ve değişiklikler izlenmelidir.

 

SONUÇ VE ÖNERİLER;

 

Özetlersek,  Tüm Sektörlerde olduğu gibi, Turizm Sektöründe de İş Kazalarının önlenmesi için önem arz eden yaklaşım ve önerilerimizi aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.

 

  • Güvenli bir işyeri
  • Güvenli tesis, makine, alet
  • Güvenli hammadde, malzeme
  • Uygun işyeri ortamı
  • Uygun Koruyucu malzeme
  • Uygun personel seçimi
  • Eğitim
  • Gözetim, denetim

Bunun yanında;  Turizm Sektöründe, yasalardan kaçmak amacıyla değil, OHSAS 18001 Yönetim Sistemi ve 6331 Sayılı Yasanın öngörüleri doğrultusunda yapılacak bir İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmaları, diğer birçok faydanın yanında,  İşyeri Yönetimine aşağıdaki faydaları sağlayacaktır.

 

  • Pazarda fark yaratmak
  • Yasalara uygunluğun ispatı
  • Moral, motivasyon sonucu verim artışının sağlanması,
  • Maddi Kayıplardan doğan Maliyetlerin azalması
  • Sigorta giderlerinin azalması,
  • Müşteri memnuniyeti
  • Tüm ilgili tarafların memnuniyeti
  • İmaj Gibi temel faydalarının sağlayacağını söyleyebiliriz.

 

Turizm Sektörü yöneticilerine önerilerim;

 

Sektörlerinde ki  İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışmalarını, mutlaka İş Hukuku ile birlikte (4857 ve 6331 Sayılı Kanunlar) ele almaları,  bu hizmeti dışarıdan alıyor iseler ikisini bir bütün olarak almaları ve ne olursa olsun, mutlaka yapılan çalışmaların mevzuata uygun olup olmadığını, uygulayıcılarından ayrı,  üçüncü bir göz sıfatıyla yılda en az bir kez, her iki hususta da yetkin ve ye terlikli olan bağımsız “ Üst denetim kuruluşlarına”  denetletmeleri ve çalışmaları yakinen takip etmeleri olacaktır.

 

Nice Kazasız günlere

 

Dr. İbrahim OĞUR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Baş İş Müfettişi/ A Sınıfı Uzman

………………………………………………………………………………………………………..

*Yazarın bu Makalesi 8-9 Kasım 2017 Tarihinde KOCAELİ ‘ de yapılacak 2. Uluslararası İş Güvenliği ve Çalışan Sağlığı Kongresinde Yayınlanmak üzere Komitece Kabul edilmiştir.

Yorum Yok

Yorumlara kapalı